Ben Bir Minübüsüm, Ama Bu Sorun Değil

“Vur kalbime hançeri, yüreğim parçalansın. Fazla derine inme, çünkü orda sen varsın.”

 
Bir gece uykumdan sıçrayarak uyandım. Nefesim kesilmişti. Sanki iyi gelecekmiş gibi zoraki elimi boğazıma götürdüm. On saniye sürdü, bu süre içinde öleceğimi sandım, bir şeyleri devirip gürültü çıkarmak istedim boşuna; kimsem yoktu, üst katım tatile çıkmıştı ve saat üçü beş geçiyordu. Bitmemiş kredi taksitleri, gidilmemiş tatil cennetleri, içinden yürünmemiş yolları ve gövdem dayanmamış ağaçlarıyla ormanlar vardı. Güzel eksiklikler vardı, kötü eksiklikler vardı. Yutkunulmuş nice şiir, görülüp yüz sürülmemiş tomurcuklar ve içinde on lira kalmış akbilim vardı.

Kurbanlık bir inek gibi böğürüyordum, gözümün önünde odadaki tüm eşyalar bir bir hareket eden anılara dönüşüyorlardı; sözgelimi masa o an sadece masa değil de birlikte kahkahalarla yenilen akşam yemekleriydi, sandalyenin üstüne gelişigüzel bırakılmış pantolon pantolon değil de bitmesin istenilen sabah uyanışlarıydı. Fakat ölmedim. Ölseydim, çünkü ölüler konuşamaz, bunları yazamazdım. Ölmemiş olmam ölmediğim anlamına gelebilir fakat, yaşadığım anlamına da gelmez.

O gece nefes alamadığım, öleceğimi düşündüğüm o on saniye içinde hayatımı bir optik okuyucu titizliğiyle gözden geçirme fırsatı buldum. Bugüne kadar hep açık uçlu ve bindirilmiş sorular sorarak kendi kendimi köşelere sıkıştırmıştım, o on saniye içindeyse tam tersini yapıp, sımsıkı cevaplar verdim kendime. Kentlerin ömürleri vardır; bu kentte miadımı doldurmuş ve sıkılmıştım. Gece üstümü giyinip, içine birkaç önemli eşyayı koyduğum sırt çantamı yüklenip otogara gittim. İlk yazıhaneden ilk şehire ilk otobüse bir bilet satın aldım. Nereye gittiğini nerden geçtiğini hiç sormadım. Sabah olunca oraya vardım. Normalde araçlarda asla uyuyamam, uyusam dahi yorgunluk veren berbat bir uyku olur; fakat bu sefer hayatımın enfes uykularından birini uyumuştum. Hintlilerin katı kast sistemlerini kabul edilebilir kılmak için uydurdukları kurnazca reenkarnasyon inancını düşünüyordum da, ben önceki hayatımda at üstünde köy köy dolaşan ve gördüklerini yazan bir not edici olmalıydım, çünkü yolculuk etmeye bayılıyordum. Gözümü açtığımda kahverengi tepeler ve bir sürü yamuk yumuk veya huniye dondurmaya yahut ters koniye benzeyen tabiat şekilleri gördüm. Bana dair bir şeyler vardı burada. İçim ısınmış, kalbim hızlı hızlı atmaya başlamıştı. Bir yerle bağ kurduğumda hep böyle olur, heyecanlanırdım.

Yerleştim, alıştım. Kendime on yıldır yıkılmamış ahşap bir evi bugüne kadar yerle yeksan olmadıysa daha da yıkılmaz deyu mesken tuttum. Zamanla bakımını yapıp cillop hale getirdim. Küçük yerleşim alanlarının güzelliği arzu ettiğin hareket alanın küçük bir çemberden ibaret olması ve bu hareketin büyük kentler gibi yorucu ve süründürücü olmamasıydı. Günler müthiş bir tekdüzelikle geçip gidiyordu. Birikmiş param suyunu çekti. Bir süre iş olarak hayvancılığı denedim, olmadı, bana göre değildi. Toprak ekmek de zahmet ve sabır gerektiriyordu.

Köyde epey emekli ihtiyar vardı, ayrıca o garip gurup tabiat şekillerinden burada da vardı ve onları görmeye bir sürü insan gelip gidiyordu. Aklıma şahane bir fikir geldi. Altıma bu minibüsü çekip köyden ilçeye ilçeden köye taşımacılık işine başladım. Çocukluk tutkumdu zaten. Minübüsle birbirimizin dilinden anlıyorduk. İyi birer yoldaş olmuştuk. Enikonu sen batan bi güneş ben yollarda çilekeştik.

İyi ki nefesim tutulmuş, ölümü hissetmiştim de, yola çıkmıştım. O olay başıma gelmeseydi, her gün tekrarlayan bir papağan gibi büyük kentten şikayetimi dile getirip, korkak ve ağlak biri olmaya devam edecek, kendini saksıda bir yaban çiçeği olarak tanımlayan ahmak olarak cehennemde sürünüp gidecektim. Ait olmadığım yere ait olmayan sesimle gürültüler sunacak, celladımın yani kendimin beni yavaş yavaş öldürdüğünü anlamayacaktım. Fark ettim ki, ben o gece doğdum. Nefesim tutulmadan önce yaşamıyormuşum. Nefesim kesilmesi huzurun doğum sancılarıymış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s